Archive for the ‘EURO 2008’ Category

Euro 2008 sonrası tatilde olduğum için sizlere yazma fırsatı bulamadım.

Bir çok üyemiz benden mail gelmemesi üzerine merak ettiklerini yazdıkları için sizlere yazmak istedim. Bu tatilde futbol ile ilişkimi neredeyse tamamen kestim ki yeni sezona dinlenmiş bir kafa ile hazır olabileyim.
Önümüzdeki haftadan itibaren tatilden de olsa hem sizlere hem de Fotomaç’a tekrar yazmaya başlayacağım. Önümüzdeki cumartesi ise Radyospor’da sizlerle tekrar birlikte olacağız.

Hepinize iyi bir hafta sonu (more…)

Türkiye’nin tırmanışı

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) temmuz ayı dünya sıralamasını açıkladı. Avrupa Şampiyonası yarı finalisti Türkiye, 6 basamak birden yükselerek 14. sıraya oturdu.


Aylardır sıralamanın zirvesinde bulunan Arjantin, yerini 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın galibi İspanya’ya bıraktı. İspanya, böylece tarihinde ilk kez dünya klasmanında birinci sırada yer aldı.

Geçen ay ikinci sırada yer alan Brezilya, yerini çeyrek finalde elenen son dünya şampiyonu İtalya’ya, geçen sıralamanın üçüncüsü İtalya da sırasını İspanya’nın finalde geçtiği Almanya’ya bıraktı.

Geçen sıralamada, Avrupa Şampiyonası finallerinden önce yaptığı hazırlık maçları sayesinde 20. sıraya çıkan Türkiye, Avrupa Şampiyonası’nda yarı final oynama başarısı gösterdiği için 6 basamak birden yükselerek, 1010 puanla 14. sıraya oturdu.

Türkiye’nin (A) Grubu’ndan birlikte çıktığı Portekiz’in, 11. sıradan 9. sıraya yükseldiği sıralamada, gruptan çıkamayan Çek Cumhuriyeti 2 basamak düşüp, 8. sıraya yerleşti. İsviçre ise bir basamak inerek, 45. sırada yer aldı.

(A) Milliler’in çeyrek finalde yendiği Hırvatistan ise geçen ay bulunduğu 15. sıradan 7. sıraya çıktı.

İspanya’nın yarı finalde karşılaştığı Rusya da 13 basamak birden (more…)

STADIN KAPISINA TEŞEKKÜR YAZISI ASTIRACAKLAR

İtalyan bir yazar, UEFA’ya ilginç bir teklifte bulundu. Yazara göre Türkiye, son 48 yılın en güzel karşılaşmasını oynadı. İşte o teklif;
İtalya’nın önde gelen gazetelerinden Tuttosport’un yazarı Massimo Franchi’den UEFA’ya müthiş teklif…

Franchi, Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçının oynandığı Stat de Geneve’nin giriş kapısına, “Son 48 yılın en güzel, en kaliteli maçı Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasında bu statta oynanmıştır. Fatih Terim ve talebelerine bize bu heyecanı yaşattıkları için teşekkür ederiz” yazan bir plaketin asılması için UEFA’ya resmen başvuracaklarını açıkladı.

Yazar, “Fatih Terim takımını Muhteşem Süleyman gibi yönetti ve Avrupa’nın devlerine meydan okudu, şampiyonayı karizması ile kurtardı. O maç 48 yıldaki en büyük maçtır. Bunun ölümsüzleşmesi için gazete olarak bu öneriyi UEFA’ya yapacağız” dedi.

Hocam, bu sistemde Nihat Kahveci’ye yazık olmuyor mu?

Almanya kampı sırasında Slovakya, Uruguay ve Finlandiya ile oynadığımız hazırlık maçlarında oyun sistemimiz ortaya çıkmıştı. Hücuma çıkarken 4-3-3, savunmaya çekildiğimizde 4-5-1′le mücadele edecektik.


Teknik Direktör Fatih Terim, defans blokunu Sabri Sarıoğlu, Servet Çetin, Gökhan Zan, Hakan Balta’dan oluştururken, orta saha ise Hamit Altıntop, Mehmet Aurelio ve Emre Belözoğlu’ndan kurulmuştu. Bu üç oyuncunun hemen önünde görev yapan Tuncay Şanlı ve Mevlüt Erdinç ise hem orta sahada savunmaya yardım edecek hem de hücumda tek forvet oynayan Nihat Kahveci’yi destekleyecekti. Hakan Şükür ve Fatih Tekke’nin kadroya davet edilmemesi, Halil Altıntop’un ise gönderilmesiyle Türkiye, pivot santrforsuz kalmıştı.

İspanya’da 18 gole ulaşan Nihat Kahveci, Ay-Yıldızlı ekiple oynadığı üç hazırlık maçında sadece bir kez frikikten rakip fileleri havalandırmıştı. Nihat’ın gol atamamasının yanında pozisyonlara da girememesi, şampiyonayı takip eden bütün gazetecilerin dikkatini çekiyordu. Finlandiya’yı 2-0 yendiğimiz maçın ertesi günü Fatih Terim, kamp yapılan Klosterpforte Hotel’in bahçesinde gazetecilerle sohbet ediyordu. Sonuç ve oynanan futbol, tecrübeli teknik adamın yüzünü güldürüyordu. Şampiyonada iz bırakan bir takım olacağımızı anlatıyordu. Özellikle oyun sisteminde güçlü bir orta sahadan bahsediyor, hem hücumda hem de savunmada çoğalan bir ekip olacaklarını belirtiyordu. Fatih Terim, oyun sisteminin pozitif yanlarını ortaya koyarken, sohbette söz alan Milliyet Gazetesi yazarı Mehmet Demirkol, birçok gazetecinin düşündüğünü dile getiriyordu: “Hocam elinizde Nihat Kahveci gibi iyi bir golcü var. Bence Nihat, Portekiz’de oynasa Portekiz kesinlikle şampiyon olur. Çünkü Portekiz’in en büyük derdi hücumda gol üretecek oyuncularının olmaması. Bizde böyle bir oyuncu var; ama oyun sistemimiz gereği yalnız kalıyor. Hazırlık maçlarında pozisyona bile giremedi. Bu sistemde Nihat gibi bir golcüye yazık olmuyor mu?”

Fatih Terim, hiç beklemediği bu soruya şu cevabı veriyordu: “İçiniz rahat olsun. Nihat forvette yalnız kalmaz. Orta sahadan Arda Turan, Tuncay Şanlı forvete gelir ve Nihat’a yardımcı olur. Zaten dikkat edin, hazırlık maçlarında bu sistemle hem Arda hem de Tuncay gol attı.”

Karşı yakadan takım çalıştırsam fena olmaz!

Almanya’da son günlerini geçiren Ay-Yıldızlı ekibin misafiri, bu kez Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan’dı. Kamp çalışmaları hakkında bilgi alan Doğan, gazetecilerle de sohbet etmeyi ihmal etmiyordu. Bu sırada antrenmandan yeni gelen Fatih Terim de konuşmaya katılmıştı. Doğan ile Terim’in arasındaki resmiyet hemen fark ediliyordu. Fatih Terim, İtalya Konsolosluğu’ndan aldığı İtalya Devlet Nişanı törenine federasyondan hiçbir yöneticinin katılmamasına bozulmuştu. Ne kadar saklamaya çalışsa da bunu hareketlerine ve yüz ifadesine yansıtıyordu. Zaten gazetelerde Fatih Terim’in Milli Takım’dan ayrılıp Avrupa’ya gideceği yazılıp çiziliyordu. Fatih Terim, bunları yalanlamak bir tarafa istenen teknik adam olmanın sevincini yaşadığını gizlemiyordu.

Uzun sohbetin ardından söz, döndü dolaştı Fatih Terim’in Milli Takım’daki durumuna geldi. Bir gazetecinin, biraz da Fatih Terim’in istediği, “Milli takım hocası aynı zamanda kulüp takımı çalıştırabilir mi?” sorusuna karşılık, Hasan Doğan, “Bizim işimiz çok. Hocamızın başka bir takım çalıştırmasına izin vermeyiz.” açıklamasını yapıyor, Terim’in şakayla karışık, “Karşı yakadan bir takımı çalıştırsam fena olmaz.” sözleri ortamın gürültüsüne karışıp gidiyordu.

Sabri’yi kulübeye gönderen Arda 11′e alınmadı
İlk hazırlık maçında Slovakya’yı 1-0 yenen A Milli Takım, Uruguay karşısındaki 3-2′lik mağlubiyetin ardından Finlandiya’yı 2-0′la deviriyordu. Bielefeld yakınlarında küçük bir kasaba olan Marienfeld’de yaptığı Almanya kampını tamamlayan Ay-Yıldızlılar, 1 Haziran’da İsviçre’ye geçiyordu. Fatih Terim, taktik idmanlarda Arda Turan’ı 11′de hiç düşünmüyordu. Solda Tuncay Şanlı’yı tercih ediyordu. Sağda ise Mevlüt Erdinç’e forma vermişti. Son taktik çalışmada as takımın savunmasının sağında Sabri görev yapıyordu. Onun karşısında ise yani yedek takımın orta sahasının solunda ise Arda oynuyordu. 6 Haziran’da medyaya açık son taktik çalışmada Terim, Portekiz’in kanat oyuncuları Simao ve Ronaldo’ya önlem almak için özel çalışmalar yaptırıyordu. Bu taktik varyasyonlar sırasında Sabri ile Arda karşı karşıya geliyordu. Fatih Terim, aynı hareketleri tekrarlatıyor; ancak Sabri bir türlü Arda’yı durduramıyordu. Portekiz karşısında ilk 11′ler açıklandığında Sabri, kulübeye çekilmiş, savunmanın sağına Hamit geçmişti. Orta sahada Hamit’in yerine ise Kazım ilk 11′de görev yapıyordu. Türkiye, ne savunmada, ne orta sahada ne de hücumda bekleneni veremeyince Portekiz’e Pepe ve Meireles’in golleriyle 2-0 mağlup oluyordu.

Belözoğlu’nun gözyaşı dinmedi
Portekiz maçından bir gün sonra yapılan çalışmanın yarım saatlik bölümü basına açıktı. Ay-Yıldızlı oyuncular bir kenarda kondisyon çalışırken orta sahanın tam ortasında Fatih Terim, yardımcıları Metin Tekin, Müfit Erkasap ile basın danışmanı Yiğiter Uluğ, koyu bir sohbetin içinde girmişlerdi. Öyle ki Terim’in kahkahaları antrenmanı tribünden izleyen Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, yöneticiler ile basın mensuplarına kadar geliyordu. Terim bu hareketiyle hem Başkan ve yöneticilere hem de gazetecilere önemli bir mesaj veriyordu: “Siz bizi ne kadar eleştirirseniz eleştirin. Biz rahatız ve gruptan çıkacağız. Moralimiz ve neşemiz yerinde.” Terim, “Orta sahada elimde Emre ve Tümer var. Onun için Yıldıray Baştürk’ün yedek kalmasına gönlüm razı değil.” diyerek Yıldıray’ı kadrodan çıkarmıştı. Belözoğlu’nun ağrıları İsviçre maçı öncesi bir hayli artmıştı. Emre, doktorların oynayamayacağına dair verdiği haberle, gözyaşlarına hakim olamamıştı. Hasan Doğan, bu tablo karşısında, “Emre oynamayacağı için ağladı. Böyle bir takımın başarılı olacağına inanıyorum.” diyordu. Emre’nin gözyaşları, herkesi çok etkilemişti; ancak Arda, bir başka etkilenmişti. Emre ağabeyinin üzüntüsünü dindirmek istiyordu: “Emre ağabey, İsviçre karşısında gol atarsam sana hediye edeceğim.”

İsviçre maçında dört yeni isim
İsviçre maçının 11′inde 4 yeni isim vardı. Sakat Emre, Gökhan Zan ile Mevlüt Erdinç ve Kazım kulübeye çekilmişti. Arda, Tümer, Emre Aşık ve Gökdeniz ilk 11′de sahaya çıkmıştı. 10. dakikada başlayan yağmur, sahayı göle, maçın gidişatını da İsviçre lehine çevirmişti. Hakan Yakın’ın golüyle Terim, ikinci yarıya değişikliklerle başlamıştı. Tümer ve Gökdeniz kenara alınmış, sahaya Semih ve Mehmet Topal çıkmıştı. Forvette Nihat ve Semih etkili oynarken orta sahada Mehmet Topal, takıma büyük katkı sağlamıştı. Semih’in beraberlik golü, ardından Arda’nın uzatma dakikalarında attığı gol, galibiyeti getiriyordu. Arda’nın golden sonra eliyle ‘5, 5, 5′ diyerek yedek kulübesine gelmesi herkesi şaşırtmıştı. Arda, bunu telefon mesajıyla (more…)

UEFA TURNUVANIN EN İYİLERİNİ SEÇTİ

İspanya’nın şampiyonluğuyla biten 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), turnuvanın en iyi 23 oyuncusunu belirledi.
UEFA teknik ekibi tarafından bugün açıklanan 23 kişilik kadroda, orta sahada Türkiye’den Hamit Altıntop da karmada yer almayı başardı. Kaleci, defans, orta saha ve forvet mevkilerine toplam 9 oyuncusu seçilen şampiyon İspanya’nın yanı sıra 23 kişilik kadroda yer alan isimler şöyle:

Kaleciler: Gianluigi Buffon (İtalya), Iker Casillas (İspanya), Edwin van der Sar (Hollanda)

Defans oyuncuları: Jose Bosingwa (Portekiz), Philipp Lahm (Almanya), Carlos Marchena (İspanya), Pepe (Portekiz), Carles Puyol (İspanya), Yuri Zhirkov (Russia)

Orta saha: Hamit Altıntop (Türkiye), Luka Modric (Hırvatistan), Marcos Senna (İspanya), Xavi (İspanya),Konstantin Zyryanov (Rusya), Michael Ballack (Almanya), Cesc Fabregas (İspanya), Andres Iniesta (İspanya), Lukas Podolski (Almanya), Wesley Sneijder (Hollanda)

Forvet: Andrei Arshavin (Rusya), Roman Pavlyuchenko (Rusya), Fernando Torres (İspanya), David Villa (İspanya).

-EN İYİ OYUNCU XAVI HERNANDEZ-
Turnuvanın finalinde Almanya’yı tek golle geçen İspanya’nın orta saha oyuncusu Xavi Hernandez, şampiyonanın en iyi futbolcusu seçildi. UEFA tarafından belirlenen toplam 9 tecrübeli antrenörün oylarıyla seçilen Hernandez, İspanya’nın finallerde oynadığı 6 maçın 5′inde oynadı. Barcelona’da forma giyen 28 yaşındaki orta saha oyuncusu final maçıyla birlikte İspanya Milli Takımı’nda 63.

(more…)

ŞAMPİYONAYA DAMGASINI VURANLAR

EURO 2008, 3. kez finalde mücadele eden İspanya’nın şampiyonluğu ile sona erdi.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası, 3. kez finalde mücadele eden İspanya’nın şampiyonluğu ile sona ererken, 44 yıl aradan sonra kupaya uzanan İspanya, istatistiklerde de ilk sıralarda yer aldı.

Grupta oynadığı 3 maçını da kazanan ve 9 puanla çeyrek finale yükselen İspanyollar, çeyrek finalde İtalya, yarı finalde de Rusya’yı yenerek, finale yükseldi. Final maçında Almanya ile karşılaşan ve rakibini 1-0 ile geçen İspanya, 44 yıllık hasretin ardından yenilgisiz şampiyonluğa uzanmayı başardı.

Şampiyon İspanya, çeyrek finalde İtalya’yı penaltı atışları sonrasında kupanın dışına iterken, yarı finalde Rusya’yı 3-0 ve finalde de Almanya’yı 1-0 yenerken, bu sonuçları 90 dakikada elde etti.

Almanya, finale gelene kadar maçlarını hep normal sürelerde kazanırken, finalde İspanya karşısında yine 90 dakikalık bölümde kaybetti.

Çeyrek ve yarı finalde birer maçın sonucu penaltı atışları sonrasında belirlenirken, Hollanda ile Rusya arasındaki çeyrek final maçı ise 120 dakikalık bölümde Rusya’nın 3-1 üstünlüğüyle sona erdi. Geride kalan 4 maçta ise bir üst tura çıkan takımlar normal sürelerde belli oldu.

Portekiz’de yapılan ve Yunanistan ile ev sahibi Portekiz’in finalde karşılaştığı maçta olduğu gibi 2008′deki final maçı da 1-0′lık sonuçla kapandı. Yunanistan, rakibini 1-0 yenerek, kupayı kazanmıştı.

12 golle turnuvanın en golcü takımı olan ”Matadorlar”, maç başına 2 gol ortalamasıyla maçlarını tamamladı.

GOL KRALLIĞI

İspanya’dan David Villa 4 golle turnuvanın gol krallığını elde etti. Villa, şampiyonada bir maçta 3 gol atan tek oyuncu unvanını da kazanırken, Rusya karşısındaki 4 golden üçüne imza atmayı başardı. İspanyol oyuncu diğer golünü ise grup maçında İsveç’i 2-1 yendikleri mücadelede kaydetti.

Gol kralı David Villa’nın ardından 3′er golle Semih Şentürk (Türkiye), Hakan Yakın (İsviçre), Roman Pavlyuchenko (Rusya) ve Lukas Podolski (Almanya) sıralandı.

EN GOLCÜ ÜLKELER

Finallerde oynanan 31 karşılaşmada, toplam 77 gol atılırken, maç başına 2.48 gol ortalamasına ulaşıldı. 12 golle ilk sırada yer alan İspanya’nın ardından Hollanda ve Almanya 10′ar, Türkiye ise 8 golle şampiyonayı tamamladı.

Turnuvaya katılan 16 takım da gol atarken, Avusturya, Fransa, Yunanistan, Polonya ve Romanya 1′er gol kaydedebildi.

Portekiz’in ev sahipliğinde 2004 yılında organize edilen 12. Avrupa Futbol Şampiyonası’nda da toplamda 77 gol atılmıştı.

KARTLAR

13. Avrupa Futbol Şampiyonası’nda görev alan 12 hakem, toplam 122 kez sarı, 3 kez de kırmızı kartlarına başvurdu.

İsviçre-Portekiz maçının Avusturyalı hakemi Konrad Plautz, bu karşılaşmada gösterdiği toplam 8 sarı kartla bir müsabakada en fazla kart çıkaran hakem oldu. Hollanda-Romanya maçında görevlendirilen İsviçreli Massimo Busacca ise sadece 1 kez sarı kart çıkardı.

Türkiye 16, Rusya 10 ve İtalya 9 sarı kartla bu kategoride ilk 3 sırada yer aldı.

Hırvatistan-Almanya, Türkiye-Çek Cumhuriyeti ve Fransa-İtalya maçları birer kırmızı kartın çıkartıldığı mücadeleler oldu.

Hakemler, Bastian Schweinsteiger (Almanya), Volkan Demirel (Türkiye) ve Eric Abidal’i (Fransa) oyun dışına gönderdiler.

EN GOLLÜ MAÇLAR VE EN FARKLI KAZANANLAR

Avusturya ve İsviçre’nin birlikte organize ettiği şampiyonada 5 karşılaşma en fazla golün atıldığı müsabakalar oldu.

Çek Cumhuriyeti-Türkiye (2-3), Portekiz-Almanya (2-3), Almanya-Türkiye (3-2), İspanya-Rusya (4-1) ve Hollanda-Fransa (4-1) maçlarında toplam 5 gol atılırken, bu karşılaşmalar en gollü müsabakalar kategorisinde yer aldı.

İspanya-Rusya ve Hollanda-Fransa 4-1 ile Hollanda-İtalya ve İspanya-Rusya maçları da 3-0′lık skorlarla tamamlanırken, en farklı sonuçların alındığı karşılaşmalar oldu.

Gruptaki Romanya-Fransa ve çeyrek finaldeki İspanya-İtalya maçları golsüz sona eren mücadeleler oldu. İspanya-İtalya maçının sonucunu penaltı atışları belirledi.

HAKEMLER

2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda İtalyan hakem Roberto Rosetti, Avrupa Futbol Federasyonları Birliği’nin (UEFA) en fazla görev verdiği hakem oldu.

Rosetti, gruplarda 2, çeyrek final ve finalde de görev alarak toplam 4 mücadelede düdük çaldı. Peter Fröjdfeldt (İsveç), Lubos Michel (Slovakya), Herbert Fandel (Almanya), Massimo Busacca (İsviçre) ve Frank De Bleeckere (Belçika) de çeyrek final ve yarı finalde görev alarak, 3′er maçla İtalyan hakemi izledi.

‘EN’LER

- Şampiyon İspanya toplam 117 şut atarken, 3415 kez pas alışverişi gerçekleştirdi.

-31 karşılaşmanın oynandığı şampiyonada, toplamda 29 bin 15 kez pas alışverişi gerçekleştirilirken, en çok paslaşma da 1390 ile İspanya-İtalya maçında yapıldı.

- Finallerdeki 31 mücadelede 892 şut atılırken, Hollanda-Rusya maçında futbolcular rakip kalelere 54 kez şut gönderdi.

- Şampiyon İspanya’nın oyuncuları 6 kez ”maçın adamı” kategorisine seçilmeyi başardı. David Villa (2), Xabi Alonso, Iker Casilas, Andres Iniesta ve Fernando

(more…)

Avrupa’nın en büyüğü belli oldu. 13. Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Viyana’da İspanya, Almanya’yı tek golle devirdi. ŞAMPİYON İSPANYA…

Ve EURO 2008′in şampiyonu İspanya oldu! Avusturya ve İsviçre’nin ev sahipliğini yaptığı Avrupa Şampiyonası’nın final maçında Almanya’yı 1-0 mağlup eden İspanya kupaya uzandı. 50 bin kişi kapasiteli Ernst Happel Stadyumu’nda ilk yarısı da İspanya’nın 1-0 üstünlüğü ile sona eren karşılaşmanın tek golü 33. dakikada Fernando Torres’ten geldi. İlk kez 1964′te evinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda Sovyetler Birliği’ni 2-1 mağlup ederek kupaya uzanan Boğalar, tam 44 yıl sonra ikinci kez mutlu sona ulaşmayı başardı.

İspanya, 90 dakika boyunca rakibine oranla daha üstün bir futbol sergilediği final maçında haklı bir galibiyete uzandı. EURO 2008′de oynadığı 6 maçı da kazanan İspanya, gücünü göstermiş oldu. Turnuvaların başarılı takımı Almanya ise 6 kez oynadığı finalde bu kez istediğini alamadı. Fenerbahçe ile anlaşan, İspanya’nın başındaki 70 yaşındaki Luis Aragones de, Avrupa Şampiyonası‘nı kazanan en yaşlı teknik adam olarak tarih kitaplarındaki yerini aldı.

…Ve final mücadelesi İspanya’nın vuruşuyla başladı. İki takıma da başarılar, iyi olan kazansın, futbol kazansın…
50 bin kişi kapasiteli Ernst Happel Stadyumu’nda oynanan maç saat 21.45′te başladı.

- Ulusal marşlar okunuyor…

- Almanya ve İspanya takımları sahaya çıkıyor…

- Ünlü şarkıcı Enrique Iglesias maçtan önce mini bir konser verdi.

- İki takım da soyunma odalarında son taktikleri aldı.

- Artık nefesler tutuldu ve geri sayım başladı…

***

Karşılaşmayı İtalya Futbol Federasyonu’ndan hakem Roberto Rosetti yönetiyor.

Bir tarafta Kasım 2006′dan beri yenilgi yüzü görmeyen, 21 maçtır devrilmeyen İspanya. Diğer tarafta Avrupa Futbol Şampiyonaları tarihinde 1972, 1976, 1980, 1992, 1996′dan sonra 6. kez finale uzanarak finallerin takımı olan Almanya.

FİNALİN BÜTÜN RENKLERİ SAMANYOLUHABER.COM’DA…

Almanya’da sakatlığı nedeniyle oynayıp oynayamayacağı tartışılan Ballack, ilk 11′de sahada olacak.

ALMANYA
1. Lehmann
3. Friedrich
17. Mertesacker
21. Metzelder
16. Lahm
7. Schweinsteiger
8. Frings
13. Ballack
15. Hitzlsperger
20. Podolski
11. Klose

İSPANYA
1. Casillas
15. Sergio Ramos
4. Marchena
5. Puyol
11. Capdevila
6. Iniesta
8. Xavi
19. Senna
10. Fabregas
21. Silva
9. Torres

Tarihindeki tek şampiyonluğunu 1964 yılında yaşamış olan, turnuvadaki futboluyla beğeni toplayan İspanya gelecek sezon Fenerbahçe’yi çalıştıracak olan 70 yaşındaki çalıştırıcıları Luis Aragones’le mutlu sona ulaşmak istiyor…

Nasıl geldiler?
Almanya, B Grubu’nu Hırvatistan’ın ardından ikinci sırada bitirdi. Hırvatlar’a mağlup olan Almanlar; Polonya ve Avusturya’yı devirdi. Çeyrek finalde turnuvanın favorilerinden Portekiz’i 3-2 ile geçen Panzerler, yarı finalde de Milli Takımımız’ı aynı skorla yendi. D Grubu’nda tulum çıkaran İspanya; Rusya, İsveç ve Yunanistan’ı mağlup etti. Çeyrek finalde İtalya’yı penaltılarla saf dışı bırakan Aragones’in (more…)

Hocam, bu sistemde Nihat Kahveci’ye yazık olmuyor mu?

Almanya kampı sırasında Slovakya, Uruguay ve Finlandiya ile oynadığımız hazırlık maçlarında oyun sistemimiz ortaya çıkmıştı. Hücuma çıkarken 4-3-3, savunmaya çekildiğimizde 4-5-1′le mücadele edecektik.


Teknik Direktör Fatih Terim, defans blokunu Sabri Sarıoğlu, Servet Çetin, Gökhan Zan, Hakan Balta’dan oluştururken, orta saha ise Hamit Altıntop, Mehmet Aurelio ve Emre Belözoğlu’ndan kurulmuştu. Bu üç oyuncunun hemen önünde görev yapan Tuncay Şanlı ve Mevlüt Erdinç ise hem orta sahada savunmaya yardım edecek hem de hücumda tek forvet oynayan Nihat Kahveci’yi destekleyecekti. Hakan Şükür ve Fatih Tekke’nin kadroya davet edilmemesi, Halil Altıntop’un ise gönderilmesiyle Türkiye, pivot santrforsuz kalmıştı.

İspanya’da 18 gole ulaşan Nihat Kahveci, Ay-Yıldızlı ekiple oynadığı üç hazırlık maçında sadece bir kez frikikten rakip fileleri havalandırmıştı. Nihat’ın gol atamamasının yanında pozisyonlara da girememesi, şampiyonayı takip eden bütün gazetecilerin dikkatini çekiyordu. Finlandiya’yı 2-0 yendiğimiz maçın ertesi günü Fatih Terim, kamp yapılan Klosterpforte Hotel’in bahçesinde gazetecilerle sohbet ediyordu. Sonuç ve oynanan futbol, tecrübeli teknik adamın yüzünü güldürüyordu. Şampiyonada iz bırakan bir takım olacağımızı anlatıyordu. Özellikle oyun sisteminde güçlü bir orta sahadan bahsediyor, hem hücumda hem de savunmada çoğalan bir ekip olacaklarını belirtiyordu. Fatih Terim, oyun sisteminin pozitif yanlarını ortaya koyarken, sohbette söz alan Milliyet Gazetesi yazarı Mehmet Demirkol, birçok gazetecinin düşündüğünü dile getiriyordu: “Hocam elinizde Nihat Kahveci gibi iyi bir golcü var. Bence Nihat, Portekiz’de oynasa Portekiz kesinlikle şampiyon olur. Çünkü Portekiz’in en büyük derdi hücumda gol üretecek oyuncularının olmaması. Bizde böyle bir oyuncu var; ama oyun sistemimiz gereği yalnız kalıyor. Hazırlık maçlarında pozisyona bile giremedi. Bu sistemde Nihat gibi bir golcüye yazık olmuyor mu?”

Fatih Terim, hiç beklemediği bu soruya şu cevabı veriyordu: “İçiniz rahat olsun. Nihat forvette yalnız kalmaz. Orta sahadan Arda Turan, Tuncay Şanlı forvete gelir ve Nihat’a yardımcı olur. Zaten dikkat edin, hazırlık maçlarında bu sistemle hem Arda hem de Tuncay gol attı.”

Karşı yakadan takım çalıştırsam fena olmaz!

Almanya’da son günlerini geçiren Ay-Yıldızlı ekibin misafiri, bu kez Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan’dı. Kamp çalışmaları hakkında bilgi alan Doğan, gazetecilerle de sohbet etmeyi ihmal etmiyordu. Bu sırada antrenmandan yeni gelen Fatih Terim de konuşmaya katılmıştı. Doğan ile Terim’in arasındaki resmiyet hemen fark ediliyordu. Fatih Terim, İtalya Konsolosluğu’ndan aldığı İtalya Devlet Nişanı törenine federasyondan hiçbir yöneticinin katılmamasına bozulmuştu. Ne kadar saklamaya çalışsa da bunu hareketlerine ve yüz ifadesine yansıtıyordu. Zaten gazetelerde Fatih Terim’in Milli Takım’dan ayrılıp Avrupa’ya gideceği yazılıp çiziliyordu. Fatih Terim, bunları yalanlamak bir tarafa istenen teknik adam olmanın sevincini yaşadığını gizlemiyordu.

Uzun sohbetin ardından söz, döndü dolaştı Fatih Terim’in Milli Takım’daki durumuna geldi. Bir gazetecinin, biraz da Fatih Terim’in istediği, “Milli takım hocası aynı zamanda kulüp takımı çalıştırabilir mi?” sorusuna karşılık, Hasan Doğan, “Bizim işimiz çok. Hocamızın başka bir takım çalıştırmasına izin vermeyiz.” açıklamasını yapıyor, Terim’in şakayla karışık, “Karşı yakadan bir takımı çalıştırsam fena olmaz.” sözleri ortamın gürültüsüne karışıp gidiyordu.

Sabri’yi kulübeye gönderen Arda 11′e alınmadı
İlk hazırlık maçında Slovakya’yı 1-0 yenen A Milli Takım, Uruguay karşısındaki 3-2′lik mağlubiyetin ardından Finlandiya’yı 2-0′la deviriyordu. Bielefeld yakınlarında küçük bir kasaba olan Marienfeld’de yaptığı Almanya kampını tamamlayan Ay-Yıldızlılar, 1 Haziran’da İsviçre’ye geçiyordu. Fatih Terim, taktik idmanlarda Arda Turan’ı 11′de hiç düşünmüyordu. Solda Tuncay Şanlı’yı tercih ediyordu. Sağda ise Mevlüt Erdinç’e forma vermişti. Son taktik çalışmada as takımın savunmasının sağında Sabri görev yapıyordu. Onun karşısında ise yani yedek takımın orta sahasının solunda ise Arda oynuyordu. 6 Haziran’da medyaya açık son taktik çalışmada Terim, Portekiz’in kanat oyuncuları Simao ve Ronaldo’ya önlem almak için özel çalışmalar yaptırıyordu. Bu taktik varyasyonlar sırasında Sabri ile Arda karşı karşıya geliyordu. Fatih Terim, aynı hareketleri tekrarlatıyor; ancak Sabri bir türlü Arda’yı durduramıyordu. Portekiz karşısında ilk 11′ler açıklandığında Sabri, kulübeye çekilmiş, savunmanın sağına Hamit geçmişti. Orta sahada Hamit’in yerine ise Kazım ilk 11′de görev yapıyordu. Türkiye, ne savunmada, ne orta sahada ne de hücumda bekleneni veremeyince Portekiz’e Pepe ve Meireles’in golleriyle 2-0 mağlup oluyordu.

Belözoğlu’nun gözyaşı dinmedi
Portekiz maçından bir gün sonra yapılan çalışmanın yarım saatlik bölümü basına açıktı. Ay-Yıldızlı oyuncular bir kenarda kondisyon çalışırken orta sahanın tam ortasında Fatih Terim, yardımcıları Metin Tekin, Müfit Erkasap ile basın danışmanı Yiğiter Uluğ, koyu bir sohbetin içinde girmişlerdi. Öyle ki Terim’in kahkahaları antrenmanı tribünden izleyen Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, yöneticiler ile basın mensuplarına kadar geliyordu. Terim bu hareketiyle hem Başkan ve yöneticilere hem de gazetecilere önemli bir mesaj veriyordu: “Siz bizi ne kadar eleştirirseniz eleştirin. Biz rahatız ve gruptan çıkacağız. Moralimiz ve neşemiz yerinde.” Terim, “Orta sahada elimde Emre ve Tümer var. Onun için Yıldıray Baştürk’ün yedek kalmasına gönlüm razı değil.” diyerek Yıldıray’ı kadrodan çıkarmıştı. Belözoğlu’nun ağrıları İsviçre maçı öncesi bir hayli artmıştı. Emre, doktorların oynayamayacağına dair verdiği haberle, gözyaşlarına hakim olamamıştı. Hasan Doğan, bu tablo karşısında, “Emre oynamayacağı için ağladı. Böyle bir takımın başarılı olacağına inanıyorum.” diyordu. Emre’nin gözyaşları, herkesi çok etkilemişti; ancak Arda, bir başka etkilenmişti. Emre ağabeyinin üzüntüsünü dindirmek istiyordu: “Emre ağabey, İsviçre karşısında gol atarsam sana hediye edeceğim.”

İsviçre maçında dört yeni isim
İsviçre maçının 11′inde 4 yeni isim vardı. Sakat Emre, Gökhan Zan ile Mevlüt Erdinç ve Kazım kulübeye çekilmişti. Arda, Tümer, Emre Aşık ve Gökdeniz ilk 11′de sahaya çıkmıştı. 10. dakikada başlayan yağmur, sahayı göle, maçın gidişatını da İsviçre lehine çevirmişti. Hakan Yakın’ın golüyle Terim, ikinci yarıya değişikliklerle başlamıştı. Tümer ve Gökdeniz kenara alınmış, sahaya Semih ve Mehmet Topal çıkmıştı. Forvette Nihat ve Semih etkili oynarken orta sahada Mehmet Topal, takıma büyük katkı sağlamıştı. Semih’in beraberlik golü, ardından Arda’nın uzatma dakikalarında attığı gol, galibiyeti getiriyordu. Arda’nın golden sonra eliyle ‘5, 5, 5′ diyerek yedek kulübesine gelmesi herkesi şaşırtmıştı. Arda, bunu telefon mesajıyla açıklıyordu: “Golüm Emre ağabeye hediye.”
(more…)

ŞAMPİYON İSPANYA…

Avrupa’nın en büyüğü belli oldu. 13. Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Viyana’da İspanya, Almanya’yı tek golle devirdi. ŞAMPİYON İSPANYA…
Ve EURO 2008′in şampiyonu İspanya oldu! Avusturya ve İsviçre’nin ev sahipliğini yaptığı Avrupa Şampiyonası’nın final maçında Almanya’yı 1-0 mağlup eden İspanya kupaya uzandı. 50 bin kişi kapasiteli Ernst Happel Stadyumu’nda ilk yarısı da İspanya’nın 1-0 üstünlüğü ile sona eren karşılaşmanın tek golü 33. dakikada Fernando Torres’ten geldi. İlk kez 1964′te evinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda Sovyetler Birliği’ni 2-1 mağlup ederek kupaya uzanan Boğalar, tam 44 yıl sonra ikinci kez mutlu sona ulaşmayı başardı.

İspanya, 90 dakika boyunca rakibine oranla daha üstün bir futbol sergilediği final maçında haklı bir galibiyete uzandı. EURO 2008′de oynadığı 6 maçı da kazanan İspanya, gücünü göstermiş oldu. Turnuvaların başarılı takımı Almanya ise 6 kez oynadığı finalde bu kez istediğini alamadı. Fenerbahçe ile anlaşan, İspanya’nın başındaki 70 yaşındaki Luis Aragones de, Avrupa Şampiyonası’nı kazanan en yaşlı teknik adam olarak tarih kitaplarındaki yerini aldı.

iŞTE VİDEO,

(more…)

Aragones tarihe geçti !..

Aragones tarihe geçti !..

Fenerbahçe’nin ön sözleşme imzaladığı İspanya teknik direktörü Luis Aragones tarihe geçti.

EURO 2008′de İspanya ile kupayı kaldırmayı başaran 69 yaşındaki tecrübeli teknik adam tarihte bu kupayı kaldıran en yaşlı teknik adam unvanına sahip oldu.

Aragones ayrıca İspanya’nın 44 yıl süren kupa hasretini de (more…)

Avrupa’nın Kralı İSPANYA

Avrupa'nın Kralı İSPANYA

Avrupa’nın en büyüğü İspanya oldu. EURO 2008 finalinde Almanya’yı 1-0 yenen İspanya kupanın sahibi olarak 44 yıllık özlemine son verdi.

Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü Luis Aragones’in çalıştırdığı İspanya Torres’in golüyle kupaya uzandı ve yıllar sonra şeytanın bacağını kırmayı başardı. Yarı finalde elendiğimiz Almanya bizim maçta olduğu gibi yine etkisiz bir futbol sergilerken İspanya Almanların gol atmasına izin vermedi ve maçı 1-0 tamamlamayı bildi. Öte yandan Aragones de Avrupa Futbol Şampiyonası’nda kupa kaldıran en yaşlı teknik adam olarak tarihe geçti.

Karşılaşmaya Almanya üstün başladı. İlk 10 dakikada oyunun hakimiyetini eline alan Almanya daha sonraki dakikalarda bu üstünlüğünü İspanya’ya kaptırdı.

Torres ve Inıesta ile etkili olan İspanya üstüste kaçırdığı pozisyonlardan sonra usta golcüsü Torres ile öne geçmesini bildi. İki futbolcunun arasından ayağını sokan Torres 33.dakikada takımını 1-0 öne geçirdi. İkinci yarıya Löw Lahm’ı oyundan alarak başladı. İspanya maçın ikinci yarısının ilk bölümlerinde yine etkili futbolunu sürdürdü. Lehmann’ın kalesinde etkili olan İspanya 60.dakikada Löw’un Kuranyi’yi oyuna almasından sonra üstünlüğü bir ara Almanya’ya kaptırdı ama kurt teknik adam Aragones yaptığı değişikliklerle İspanya’yı ayakta tutmayı başardı. Lehmann özellikle 60.dakikadan sonra kalesinde ecel terleri dökerken Almanlar Casillas’ı zorlamaya başaramadı. Karşılaşmanın geride kalan bölümünde atak oynayan İspanya gol bulamyı başaramayınca karşılaşma 1-0 İspanya’nın üstünlüğüyle sona erdi ve kupa İspanya’nın oldu.

1964’te Avrupa şampiyonu olduktan sonra ne Dünya ne de Avrupa’da büyük bir turnuva kazanabilen İspanya EURO 2008′de şampiyon olarak şeytanın bacağını kırdı. 6. kez final oynayan Almanya, 12 yıl aradan sonra finale çıktı. 1972, 1980 ve 1996’da şampiyon olan panzerler 1976’da Çekler’e, 1992’de ise Danimarka’ya şampiyonluğu kaptırdı. İspanya, en son 1984’te final oynadı ve Fransa’ya 2-0 kaybetti.

STAT: Ernst Happel
HAKEM: Roberto Rosetti
YAYIN: LİG TV

ALMANYA: Lehmann, Friedrich, Mertesacker, Metzelder, Lahm (dk.46 Jansen), Schweinsteiger, Frings, Ballack, Hitzlsperger (dk.58 Kuranyi), Podolski, Klose (dk.78 Gomes)
TEKNİK DİREKTÖR: Joachim Löw

İSPANYA: Casillas, Ramos, Puyol, Marchena, Capdevila, Senna, Iniesta, Xavi , Silva, Fabregas (dk.63 Alonso), Torres (dk.78 Guiza)
TEKNİK DİREKTÖR: Luis Aragones

GOL: Torres (dk. 33)

SARI KART: Ballack,Kuranyi (Almanya) Casillas, Torres (İspanya)

İLK YARIDAN DAKİKALAR

4.dakikada Sergio Ramos’un hatasında topla buluşan Klose açısını kaybedince pozisyonu gole çeviremedi.

7.dakikada Ballack sağ kanatta rakiplerinden çok iyi sıyrıldı. Ortasını yaptı ama topun olduğu yerde hiçbir arkadaşı yoktu.

İlk 10 dakikada Almanların üstünlüğü göze çarptı. Her ne kadar önemli bir gol pozisyonu yakalayamasalar da oyunun hakimiyeti Almanlarda.

15.dakikada Inıesta’nın ara pası defansa çarpıp Lehmann’ın ters ayakta yakalanmasına neden oldu. Son anda topa dokunan Lehmann’dan sonra top kornere çıktı. Maçın ilk önemli pozisyonunu İspanyollar yakaladı.

23.dakikada Sergio Ramos’un ortasına Torres mükemmel yükselerek vurdu. Torres’in kafa vuruşu direkten döndü. Dönen topa Capdevilla’nın vuruşu az farkla auta gitti.

30.dakikada Fabregas’ın ceza alanı dışından sert vuruşu kaleci Lehmann’da kaldı.

GOL: 33.dakikada defansın arkasına sarkan Fernando Torres kalesinden zamansız çıkan Lehmann’ın üzerinden topu dokunarak filelere yolladı. 

35.dakikada İspanya yine tehlikeli geldi. Inıesta arkada bomboş durumda olan Silva’yı gördü. Silva’nın gelişine vuruşu bir hayli farkla auta gitti.

İKİNCİ YARIDAN DAKİKALAR

Low ikinci yarıya başlarken oyundan Lahm’ı aldı.

53.dakikada Xavi’nin vuruşunu Lehmann son anda kornere çeldi. Kornerden gelen top Silva’nın önünde kaldı. Silva’nun vuruşu az farkla auta gitti.

56.dakikada ilk golde olduğu gibi Torres yine defansın arkasına sarktı. Bu kez Lehmann başarılıydı.

58.dakikada Low ön libero Hitzlberger’i çıkararak yerine forvet Kuranyi’yi aldı.

59.dakikada İspanya yine Ramos ile etkili geldi.  Ramos’un sağ kanattan etkili ortasına kimse dokunamadı.

60.dakikada Ballack’ın vuruşu yan ağlarda kaldı.

61.dakikada Ballack’ın ortasında kaleci Casillas çıktı ve aldı topu.

67.dakikada sağ kanattan kullanılan serbest vuruşta Ramos’un kafası

(more…)

EURO 2008′İN EN KÖTÜ KALECİSİ

UEFA Avrupa Şampiyonası’ndaki en’lerini belirledi. En kötü kaleci ise…
EURO 2008′in en kötü kaleci Çek Cumhuriyeti’nin kalesini koruyan ve Türkiye’den 15 dakikada 3 gol yiyen Petr Cech oldu. Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti takımına son 3 dakikada 2 gol atması ve “adeta inanılmazı başarması” dünya medyasında da oldukça geniş yer bulmuştu.

İşte turnuvanın En’leri…

EN BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI: Turnuvanın hayal kırıklığı olarak Fransa Ölüm grubunda son sırada yer alıp çıkamayan ve erken evine dönen Fransa, UEFA’nın seçiminde 1. sırada.

EN KÖTÜ MAÇ: En kötü maçta da Fransızlar var, Horozlar’ın grupta oynadıkları ve golsüz sonuçlanan Romanya maçı seçildi.

EN İYİ TARAFTAR: Hollanda milli takımı taraftarı oldu.

EN İYİ GOL: Turnuvanın en iyi golü ise Wesley Sneijder’in Hollanda adına İtalya’ya attığı gol oldu.

EN İYİ TEKNİK DİREKTÖR: Turnuvanın en iyi teknik direktörü Milli Takımı yarı finale taşıyan Fatih Terim seçildi.

EN İYİ MAÇ: En iyi maç olarak da ne Hollanda-İtalya maçı ne de Portekiz-Almanya çeyrek finali. En iyi maç 2-0 geriden gelip kazandığımız Çek Cumhuriyeti maçı (more…)

EURO 2008 İSTATİSTİKLERİMİZ GÖZ KAMAŞTIRACAK CİNSTEN